0(312) 666 0 800

Medisis hakkında kısa bilgi

Tüm sağlık ihtiyaçları için Uluslararası tıbbi standarlara uygun cihazlar, uzman hekim ve personel kadrosuyla hizmet sunmak üzere yola çıkan Özel Medisis Hastanesi; Hasta Odaklı yaklaşımlarıyla, sağlığı ve memnuniyeti öncelemektedir. Özgün mimarisiyle dikkat çeken ve ferah hizmet birimleriyle konforlu bir hizmet alanı sağlayan 19.000 m2 kapalı alan üzerine kurulu MEDİSİS; Toplam 75 yatak kapasiteli; 13 Genel Yoğun Bakım, 12 Yenidoğan Yoğun Bakım ünitesi, aynı zamanda 6 Ameliyathane ve 27 poliklinik birimiyle birlikte hizmet vermektedir.

MEDİSİS; günümüz teknolojik donanımını insancıl hassasiyetlerle idare ederek sürekli gelişimi sağlayan ve sağlık sektöründe hizmet kalitesiyle fark yaratan bir kuruluş olmayı hedeflemektedir.

Bölümlerimiz

Acil Servis

Hastaya ilk müdahalenin hızlı ve en doğru yöntemlerle yapılması için çalışan Acil Servis hizmetleri, hastanemizin en önemli bölümüdür. Medisis, acil sağlık yöntemlerinin tümünü karşılayabilecek donanım, uluslararası standartlara sahip tıbbi ekipman, ilgili ilaçlar, uzman hekimler ve personeliyle birlikte sistemli bir çalışma düzeni oluşturmuştur.

Acil hastaların hızlı tanı ve tedavileri için birlikte hareket eden hekim ve yardımcı personel, belirli aralıklarla düzenlenen eğitim programları sayesinde güncel veriler ve literatüre giren yeni gelişmeler hakkında bilgilendirilmektedirler.

Acil Servis;

● Hızlı müdahale alanıdır.

● Uluslararası tıbbi standartlara göre oluşturulmuş güncel teknolojiye sahiptir.

● Acil hastanın hayata tutunması için gerekli ekip, ekipman ve tıbbi ilaçlarla hizmet verir.

● Uzman Doktorlar ve yardımcı personel, güncel yöntemler hakkında eğitim programlarıyla bilgilendirilir.

Anestezi ve Reanimasyon

Ameliyatın ilk aşamalarından biri ve olmazsa olmazı anestezi uygulamasıdır. Genel anestezi ve lokal anestezi gibi yöntemlerle, bilinç kaybı sağlanmakta, hastalara operasyonun etkilerini hissetirmeden ameliyat süreci tamamlanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Anestezi uzmanlığının operasyon ekibi içerisinde oldukça önemli bir yeri vardır. Hastaların ağrı duymalarını önlemek üzere kullanılan ilaçlar, anestezi ve reanimasyon hekiminin belirlediği oranlarda uygulanır. İnsan vücudu üzerinde oluşabilecek olumsuz etkileri aza indirerek, ameliyat sonrasında hastanın sağlıklı bir şekilde uyanmasını sağlamak, anestezi hekiminin en önemli sorumlulukları arasında yer almaktadır.

Anestezi ve Reanimasyon;

● Uzman Anestezi Hekimi ve yardımcı teknikeri tarafından uygulanır. Geçici bilinç kaybı sağlar.

● Ameliyat esnasında ağrı hissini ortadan kaldırır.

● Hastaya Cerrahi operasyon sırasında konfor sağlar.

● Refleks akjtivitesi önlenerek çerrahi müdahaleyi kolaylaştırır.

Ağız ve Diş Sağlığı

Ağız ve Diş Sağlığı yaşam kalitesinin değerli bir parçasıdır. Her yaşta ortaya çıkabilecek diş problemleri ile ilgili uluslararası tıbbi standartlara uygun ekipmanlarla teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

● Implant ve Implant Üstü Protezler

● Gömük, Yarı Gömük, 20 yaş Diş Çekimleri

● Diş Taşı Temizliği

● Bleacing (diş beyazlatma) İşlemleri

● Ortodonti

● Protez ( Kron- Köprü)

● Zirconyum ve Lamine Uygulamaları

● Estetik Diş Hekimliği Uygulamaları

● Dolgu ve Kanal Tedavisi

Beslenme ve Diyet

Hayatın en önemli gerekliliklerinden biri olan beslenme ihtiyacı bilinçli bir beslenme kültürüne sahip olmayan kişilerde hastalıklara yol açabilecek süreci de beraberinde getirmektedir. Beslenme ve diyet uzmanları, bireylerin ideal kilo durumlarını tespit ederek; cinsiyet, yaş, boy, fiziksel aktivite ile birlikte kan verileri ışığında bir beslenme programı oluşturmakta ve tedavi planı yapmaktadır. Programlanan görüşmeler süresince, vücut kompozisyonunda meydana gelen değişimin programla uyumluluğu takip edilmektedir.

Beslenme ve Diyet;

● Fiziksel yapı derecelendirmesi, yağ oranı ve kas dokusu değerlendirmesi yapar.

● Vücut ağırlığının dağılımını dengeler.

● Bazal metabolizma hızını kontrol eder.

● Vücut kas ve yağ kitlesi için oran, ağırlık ve miktar bakımından 5 farklı bölgede dağılım analizini yapar.

● İdeal kilo durumunu, yağ ve kas yapısına göre vücut tipini, toplam vücut sıvısını tespit eder.

● Empedans endeksini, vücut kas miktarını ve yay dağılımını kontrol eder.

Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji)

Beyin, sinir, omurilik ve omurga hastalıklarının cerrahi tedavisini Nöroşirürji bölümümüz yapar.

Nöroşirürji polikliniğine başvurunuz sonrası; konusunda uzman, akademik deneyimli doktorlarımızca ayrıntılı muayeneniz yapılır. Konulan ön teşhisiniz, üstün teknolojiye sahip görüntüleme yöntemlerimizce (Tomografi, MRI, USG, ENMG) kesinleştirilir.

Ameliyatınız, Nöro-anestezi teknikleri eşliğinde ileri teknolojiye sahip ameliyat mikroskopu, C-kollu skopi cihazı, CUSA ve elektromonitorizasyon teknikleri kullanılarak modern mikrocerrahi yöntemleriyle güvenle gerçekleştirilir.

Ameliyat sonrası bakımınız, gereğinde tam teşekküllü ve izoleli yoğun bakımımızda ve/veya tek kişilik her ihtiyaca cevap veren odalarımızda, beyin cerrahisi üzerine özelleşmiş hemşirelerimiz tarafından gerçekleştirilir.

Ameliyat sonrası rehabilitasyon ihtiyacınız, Nöroşirürji bölümümüzle yakın koordinasyonla çalışan tam teşekküllü Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ünitemiz doktorları ve fizyoterapistleri ile sağlanır.

Ameliyat sonrası takipleriniz için, siz unutmuş olsanız bile titizlikle belli aralıklarla aranarak doktorumuz ile görüşmeye çağrılırsınız.

Kısaca, vücudun en önemli sistemi olan sinir sisteminin ameliyatlarında bizimle güvendesiniz...

Beyin Ameliyatları;

● Beyin tümörleri

● Beyin içi kanamaları

● Beyin zarı altı ve üstü kanamalar

● Beyin anevrizmaları

● Beyin arteriovenöz malformasyonları (AVM)

● Beyin kavernomları

● Hidrosefaliler ve shunt ameliyatları

● Bunamada shuntlı cerrahi tedaviler

● Çocukluk çağı kafa şekil bozuklukları (kraniosnostoz)

● Beyin abseleri

● Kafa travmaları

● Kafa tası çökme kırıkları tamiri

● Karotis arter darlıkları tedavisi

● İnmenin tedavisinde cerrahi yaklaşımlar

● Parkinson, distoni ve tremorda cerrahi girişimler


Omurga ve Omurilik Ameliyatları;

● Bel fıtıkları

● Boyun fıtıkları

● Sırt fıtıkları

● Bel kayması (spondilolistezis)

● Kanal darlığı (spondiloz)

● Nüks fıtık cerrahisi

● Geçirilmiş Başarısız bel cerrahisi sonrası tedaviler

● Omurga eğriliği (skolyoz)

● Kamburluk (kifoz)

● Omurga kırıkları cerrahisi

● Yaşlılık omur kırıklarında vertebroplasti-kifoplasti uygulamaları

● Omurga ve omurilik birincil ve metastatik tümörleri

● Omurilik yaralanmaları

● Omurga enfeksiyonları

● Omurilik abseleri

● Omurga orta hat kapanma bozuklukları (meningosel, myelomeningosel, diastomatomyeli, tethered kord)

● Stabilizasyon ameliyatları

● Omurga ağrılarına perkutan algoloji girişimleri

Periferik Sinir Ameliyatları;

● Elde sinir sıkışması (karpal tünel)

● Dirsekte sinir sıkışması (kübital tünel)

● Ayakta sinir sıkışması (tarsal tünel)

● Sinir ezilme ve kopmalarında mikrocerrahi sinir tamiri

● Peroneal sinir tuzaklanması

● Brakial pleksus yaralanmaları

● Sinir tümörleri

Biyokimya Laboratuvarı

Biyokimya laboratuvarında, uluslararası tıbbi standartlara uygun cihazlarla;

● Hormon,

● Hematoloji-Koagülasyon,

● Tümör Belirteçleri

gibi testler yapılmaktadır.

Check-Up

Bireyin sağlıklı görünüyor olması, ileride ortaya çıkabilecek olası hastalıkların neler olabileceği hakkında bir fikir vermez. Ancak Check-Up taramalarıyla kişilerin sağlık durumlarının genel bir değerlendirmesi yapılarak, henüz bir belirti vermemiş olası hastalıkların erken tanısı mümkün olabilmektedir. Özellikle kanser vakalarında erken teşhisin hayati önemi bulunmaktadır. Check-up sonucunda erken teşhis edilen kanser türlerinin tedavilerindeki başarı oranı yükselmektedir.

Diğer tüm hastalıklar için erken tanı ve tedavi bireylerin yaşam kalitesini yükseltmekte ve yaşam süresini de uzatmaktadır.

Medisis Check-Up paketleri hakkında bilgi ve danışma için 0312 666 0 800 numaralı hattı arayabilirsiniz.

Check-Up;

● Henüz belirti vermeyen hastalıkları teşhis eder.

● Erken teşhisle hastalıkların tedavisini kolaylaştırır.

● Erken Kanser teşhisine imkan vererek tedavideki başarı şansını arttırır.

● Bireylerin yaşam kalitesini yükseltir ve yaşam süresini uzatır.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğinde; yenidoğan ve erişkin yaş grubu aralığındaki tüm hastalara çocuk sağlığı hizmeti verilmektedir. Çocukların gelişim takiplerinin yanı sıra, Sağlık Bakanlığının belirlediği tüm özel aşılar takvime uygun olarak uygulanmaktadır.

Poliklinikte, çocukluk çağı hastalıkları, enfeksiyon hastalıklarının tanı ve tedavileri yapılmakta ve çocukluk çağı beslenmesi konularında hizmet verilmektedir.

Uluslararası tıbbi standartlara uygun güncel bilgiler ışığında tüm çocuklar için temel sağlık hizmeti sunulan polikliniğimizde, doğum sonrası süreç titizlikle takip edilmekte ve yönlendirilmektedir.

Bebeğin doğumun hemen ardından anne sütüyle buluşması oldukça önemlidir. Bu hususta Annelere, anne sütünün faydaları anlatılmakta, hemşirelerimiz eşliğinde emzirme teknikleri ve bebek bakımı konularında bilgilendirmeler yapılmaktadır.

Polikliniğimiz, çocuklar ve ebeveynleri için oluşturulmuş özel alanlarıyla renkli bir atmosfere sahiptir. Oyun alanlarında çocuklar eğlenerek vakit geçirebilmektedirler. Ayrıca yenidoğan ve diğerleri için ayrıştırılmış iki bölümü kullanabilen ebeveynler, bekleme sürecinde alt değiştirme ve emzirme gibi ihtiyaçlar için bu mekanları rahatlıkla kullanabilmektedir.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü;

● Yenidoğan ve erişkin yaş aralığındaki tüm hastalara hizmet vermektedir.

● Gelişim takipleri ve aşı takvimine göre aşıları yapılmaktadır.

● Anne sütünün önemi hakkında bilgilendirilen Annelere, emzirme teknikleri ve bebek bakımı konularında eğitim verilmektedir.

● Çocuklara oyun alanları, ebeveynlere konforlu bekleme salonları imkanı sunmaktadır.

Formu Doldurun Sizi Arayalım.

Faydalı Bilgiler

Bipolar nedir? Bipolar bozukluk belirtileri nelerdir?

Bipolar bozuklukta çökkün hissedilen depresif dönem ve neşenin ve hareketin keskin bir şiddette arttığı mani dönemi bulunmaktadır. Diğer ismiyle iki uçlu duygudurum bozukluğu toplumda daha çok genç yetişkinlik döneminde (15-35 yaş), kadın ve erkekte eşit oranda görülebilmektedir.


Mani döneminde kişinin uyku ihtiyacı neredeyse ortadan kalkabilir. Kişi 3 gün uyumadan aynı enerjiyle yaşamına devam edebilir. Muhakeme ve odaklanabilme becerisinin azaldığı bu dönemde kişi çok radikal kararlar verebilmektedir. Artan enerjiyle birlikte yerinde duramama, düşünme içeriğinde ve konuşmada artışla birlikte uygun olmayan davranışların da ortaya çıktığını görebiliriz. Neşe duygusunun yükseldiği bu dönemde cinsel istekte artış, çok para harcama, alkol ve madde kullanımının artması gibi belirtiler de görülebilmektedir.


Mani dönemindeki bir kişinin çevresine uyumu bozulmuştur. Kişi mani döneminde engellenmeye çalışılırsa kolaylıkla öfkelenebilir. 1 hafta yada daha fazla süreyle bu belirtilerden en az 3 tanesi neredeyse her gün devam ediyorsa kişi mutlaka tedaviye başlamalıdır.


Bipolar bozuklukta kişi depresif döneme girdiğinde enerji, ilgi ve neşeli duygudurumunun azaldığını görürüz. Kişi kendini yorgun, karamsar, çaresiz ve değersiz hissetmeye başlayabilir. Bu dönemde iştahda ve uykuda belirgin azalma veya artma gözleyebiliriz. Dikkatini toparlamakta, karar vermekte ve harekete geçmekte güçlük yaşayabilir. Mani döneminde yükselen kişi depresif dönemde alçalmaya başlamıştır. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken intihar düşüncelerine sahip olabilir. Bu belirtilerden en az 5 tanesinin 2 hafta ya da daha fazla süre boyunca devam etmesi beklenir.


Mani ve depresif dönemler belirgin, az belirgin ve hızlı döngülü olarak her kişide farklı şekillerde görülebilmektedir. Kişide belirtiler başladığında mutlaka uzmandan yardım alınmalıdır. Bunun dışında bu rahatsızlığa sahip kişiler uyku düzenlerine, sağlıklı ve dengeli beslenmeye, egzersiz yapmaya, alkol tüketmemeye dikkat etmelilerdir.


Devamı

LAZER EPİLASYON


Lazer Epilasyon, istenmeyen tüylerden kalıcı olarak kurtulmanın en hızlı ve en sağlıklı yoludur. Selektif Foto-Termoliz (ışık ısısıyla seçici tahrip) adi verilen bir mekanizma üzerinden etki gösterir. Deriye lazer atışı yapıldığında, ışık milisaniyeler içinde deriden emilmeksizin geçer ancak kıl kökü ve kıl gövdesi tarafından emilir ve kıl kökü içinde yüksek isi meydana getirerek kıl kökünün tahrip olmasına yol açar. Lazer Epilasyon da temel amaç, lazer ışınını doğru dozda kıl köküne ulaştırarak, tekrar kıl üretemeyecek şekilde hasar verdirip kıl hücresinin yeni kıl üretmesini engellemektir.

Cilt tipinize en uygun lazer epilasyon!

Hastanemizde kullanılan lazer epilasyon cihazları:

✅ Alexander Lazer,

✅ Diode Lazer, ✅ Buz Lazer


Lazer işlemi sağlığa zararlı mıdır ?

Lazer, radyasyon gibi değerlendirilip sağlığa zarar vermesinden gereksiz yere korkulmaktadır. Oysa lazer ile radyasyon arasında bir ilişki yoktur. Lazerin deriye uygulanması sırasında deri altındaki doku ve organlara herhangi bir etkide bulunduğuna dair bir bulgu da gözlenmemiştir. Esasen, çok güçlü epilasyon lazerleri ile dahi, etkili dozlarda ancak kıl kökü seviyesine dek ulaşabilir.

Lazer epilasyon ağrılı bir işlem midir?

Vücudun bazı bölgeleri daha duyarlı olduğundan, doğal olarak bazı bölgelerde hafif ağrı hissi olabilir. Ancak lazer soğutucu ile birlikte kullanılmakta olduğundan derinin ısınmasına bağlı bir ağrı-acı meydana gelmez. Soğutucu sayesinde kıl kökündeki reaksiyon da nispeten az hissedilir. Örneğin dudak üstündeki ince tüyler lazer ile tedavi edilirken hiç bir şey hissetmezsiniz.

Lazer epilasyon hangi bölgelere uygulanmaz?

Gözleri özel gözlüklerle korumak şartı ile göz kapakları hariç tüm vücut bölgelerindeki tüylere lazer epilasyon uygulanabilir. Yüz, ense, boyun, kulaklar, kaslar, kol, koltukaltı, bacak, göbek, kalça, sırt, omuzlar, belde uygulandığı gibi, göğüs, meme, bikini çizgisi gibi hassas bölgelerde de uygulanabilir.

Lazer epilasyon kimlere uygulanabilir?

12 yaşını tamamlamış, koyu renkli tüyleri olan herkese lazer epilasyon uygulanabilir. Tüyler açık renkli yani pigmenti az ise lazer ışığını emmeyeceği için lazer epilasyondan etkilenmez. 


Lazer epilasyon ne kadar sürer ve ne sıklıkla yapılmalıdır? 

Bu işlem yapılan bölgenin genişliğine göre değişir. Örneğin dudak üstü 1 dakikada biterken sırt yaklaşık 1 saat sürebilir. 

Kıl büyüme siklusu anagen (büyüme), katagen (gerileme) ve telogen (dinlenme) olmak üzere 3 evreden oluşur. Lazer ışığı sadece aktif büyüme fazı olan anagen kıllara etkilidir. Kılların ancak %20 - 85 i herhangi bir zamanda bu evrede bulunur. Bu vücudun her bölgesi için farklılık gösterir. Katagen evre gerileme fazı, telogen evre ise dinlenme ve yeni kıl follikülün geliştiği fazdır.  Lazer epilasyon sadece anagen fazdaki kıllara etkili olmasından dolayı etkili sonuç için birden fazla tedaviye ihtiyaç vardır. Epilasyon tedavi seanslerı kıl kökleri  büyüme fazına girdikçe, 4-6 hafta aralıklarla yada tüyler çıktıkça yapılır. Toplam işlem sayısı vücut bölgesine göre değiştiği gibi, genetik faktörler, yaş, cinsiyet, hormonal profil gibi özelliklerinize bağlı olarak da farklılıklar gösterir. Tedavi amacınızı doktorunuza bildirdiğinizde size göre uygun bir tedavi şeması ayarlanacaktır.


Lazer epilasyon tedavisinden sonra deride herhangi bir değişiklik olur mu?

Bazı ciltlerde kızarıklık olabilir ve çok kısa bir süre sonra yok olur (yaklaşık 0.5-1 saat arası gibi). Boyun, ense gibi bölgelerde 1-2 hafta içine kendiliğinden iyileşecek sivilceler olabilir. Lazer epilasyonda soğutma sistemi olmayan eski model lazer epilasyon cihazlarında ise ışığın cildin üst tabakası olan epidermisteki melanin pigmentleri tarafından tutulmasından dolayı ciltte yanık ve sonrasında leke izi kalma ihtimali her zaman mevcuttur. 

Soğutma sistemli lazerde cildin ısınmasına fırsat verilmediğinden lazer epilasyonda yanık riski çok daha azalmaktadır.

Lazerle epilasyon ile kıl azaltılması kalıcımıdır? 

Kalıcı kıl yok etme “uzun süreli kıl azaltması” olarak tanımlanıp 3–6 tedavi sonrası kıllarda % 70 - % 90 arasındaki kıl azaltması için kullanılır. Tamamen kılsız bir sonuç çok realistik olmayacaktır. 

Hormonal nedenli tüylenme vakalarında yeniden bir hormonal düzensizlik meydana gelecek olursa yeniden tüylenme artışı görülmesi tabiidir. Lazerle tüy giderme tedavi ilkelerini gözden geçirecek olursak; etkili bir lazer tedavisinde her bir seansın sonucu kil köklerini sayıca azaltmak seklinde kendini göstermektedir. Bu azalmanın oranı kişiden kişiye değişir ancak her durumda, devam eden tedavilerde azalma da devam eder. Bu sırada, kıl köklerinde sayıca azalmanın yani sıra zayıflama da meydana gelir. Zayıflamış kökler ise ancak çok uzun süren dinlenme dönemlerinden sonra büyüme dönemine girebilirler. Bu da tedavinin ilerlemesiyle birlikte tüy çıkması için gereken sürenin uzaması anlamına gelir. Dolayısıyla belli bir seansın sonuncu seans olup olmadığını anlayabilmek için sonuncu işlemden sonra 1 yıl beklemek gerekebilir. Bir yıl sonra tüy çıkması halinde ise bu, sonucun kalıcı olmadığına değil, tedavinin henüz bitmemiş olduğuna işaret eder. 

Lazer epilasyon işlemlerine nasıl başlanır?

Lazer İşlemlerine başlayabilmek için o bölgedeki tüylenme maksimum yoğunluğa ulasana dek tüyleri kökten almadan beklemek gerekir. Yapmanız gereken bölgeye göre değişen 2 haftadan 6 haftaya kadar bir süre boyunca sarartıcı veya cımbız/ağda kullanmadan beklemektir. Bu sürede uzayan tüyleri isterseniz kesebilir ya da tüy dökücü krem kullanabilirsiniz. Tüy dökücü kremler köklere islemediğinden lazerden önce kullanılmalarında sakınca yoktur. Zira isleme başlamak için tüylerin uzun olmaları gerekmez, köklerin tüy çıkarmış olması yeterlidir.

Erkekler için lazer epilasyon farklımıdır?

Erkeklerin en sık talep ettiği bölgeler özellikle sırt-omuz, göğüs,boyun- ense ve elmacık kemikleri üstü sakallardır. Erkeklerde lazer epilasyon uygulamaları kadınlardan çok az farklılık gösterir, temelde etki mekanizması aynıdır. Melaninden zengin kıl kökü hücresinin, cilt üzerinden uygulanan lazer enerjisi ile yakılıp yok edilmesi prensibine dayanır.

Erkekler, lazer epilasyon uygulamalarında kadınlara göre bazı avantaj ve dezavantajlara sahiptirler. Avantajları, erkeklerin daha kalın ve koyu renk kil köklerine sahip olmaları nedeniyle, lazere çok iyi yanıt verirler ve çok daha basarili sonuçlar alınabilir.İkinci olarak erkekler, bayanlar kadar mutlak kılsız bir cilt istemediklerinden daha az sayıda seans uygulamakla tatmin edici sonuçlar almak mümkün olmaktadır.

Erkeklerin dezavantajı ise yapıları gereği yüksek erkeklik hormonları nedeniyle sürekli yeni kıl üretimi yönünden baskı altında olmalarıdır. Bu durum uzun vadede lazer epilasyonun etkisini azaltarak revizyon uygulamalarını zorunlu hale getirebilmektedir.


Bilgi ve Randevu için: ➡️ WhatsApp 0530 120 29 72

0312 666 0 800

Devamı